Basında Biz

Sokak toplayıcıları piyasanın talebi doğrultusunda ortaya çıktı

Sokak toplayıcıları ile ilgili yaşanan sorun kuşkusuz lisanslı atık toplayıcılarını da ilgilendiriyor. Dönüşebilen Ambalaj Malzemeleri Toplayıcı ve Ayırıcıları Derneği (TÜDAM) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demircioğlu, çöp toplayıcıları sorunun çözümü için sorunun temeline inilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
 

Ekrem Demircioğlu, çöp toplayıcılarının aslında piyasanın talebi doğrultusunda ortaya çıktığını söylüyor. Bu durumun dününü, bugününü ve yarınını konuşmak gerektiğini belirten Demircioğlu, Türkiye’nin geçmiş yıllarda geri dönüşüm konusuna önem vermediğini, eğitim anlamında da çalışmaların yapılmadığını dile getiriyor. Uzun yıllar Türkiye’de geri dönüşebilecek olan atıkların çöplerle beraber karıştırılarak atıldığını ve hiçbir şekilde değerlendirilmediğini söyleyen Demircioğlu, o çöplerin içinde giren geri dönüşebilecek atıkların da çöp konteynırlarına gittiğini belirtiyor. Demircioğlu, “Bu noktada çöp toplayıcıları dediğimiz kesimin olmadığını düşünürseniz, bütün o geri dönüşebilecek olan atıklar, çöplerle birlikte atılacaktı. Doğal olarak Türkiye’de enerji, yakma teknolojileri çok gelişmediği için de çöpler depomla alanlarına ya da toprağa gidiyordu. Yani ekonomiye güç katacak değerler silsilesi bir şekilde yok ediliyor ediliyordu. Bunun çevreye verdiği zararı söylemiyorum bile” diyerek konunun önemine dikkat çekiyor.

 ‘’Sokak toplayıcılarına piyasanın talebi doğrultusunda ortaya çıktı’’

Geçmiş dönemlerde Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntıların ve özellikle döviz konusunda girilen darboğaz nedeni ile fabrikaların, ihtiyacı olan geri dönüşebilen ithal malzemeyi yurt dışından getirtemediklerini belirten Demircioğlu, “Bu durumda fabrikalar iç piyasadan az ve ya çok miktarda bile olsa toplanan materyale, o günün şartlarında yurt dışı için verdiği miktarın biraz fazlasında ücret vererek almaya başladı. Fakat ilerleyen zamanda daha da fazla paralar ödediler. Tam da bu noktada, toplanan materyaller ekonomik değer kazanmaya ve kar eden bir sektör haline gelmeye başlayınca, sokak toplayıcıları dediğimiz insanların da sayısı hızlıca artmaya başladı” dedi. Sokak toplayıcılarının ortaya çıkmasının sebebinin, geri dönüşüm piyasasının talebi doğrultusunda gerçekleştiğinin altını çizen Demircioğlu, kaynağında ayrıştırılması gereken bu materyallerin çöpe gidip yok olacağı yerde sokak toplayıcıları tarafından ekonomiye kazandırılmaya başladığına değindi.

Bu ayrıştırma işini ilk aşamada yapan sokak toplayıcılarının eğitimli olmaması sonucunda toplama işini gelişi güzel ve konteynırdaki çöpleri dökerek yaptıklarını hatırlatan Demircioğlu, sokaklarda istenmeyen görüntülerin de o dönemde ortaya çıktığına değindi. Bir yandan ekonomiye ve çevreye ciddi bir katkı sağlarken diğer yandan şehrin görüntüsünün de bozulmasına neden olduklarını söyleyen Demircioğlu, “Yani sokak toplayıcıları ekonominin çarklarının dönmesine ve geri dönüşüm sayısının artmasına büyük katkıda bulundular. Yurt dışından alınması gereken materyali iç piyasadan çıkartarak ekonomiye kattılar. Fakat bunu yaparken sistemsiz, düzensiz olmaları zararlı ve eksileri oldu” dedi.

 “Sokak toplayıcılığı değer kazandı”

Demircioğlu, sokak toplayıcılığı mesleğinin geri dönüşüm sektöründe iyi paralar kazandıracağının fark edilmesi ile birlikte işsiz birçok kişinin bu alana yöneldiğini söyledi. Talebin artması ile birlikte toplanan malzemelerin depolanma ihtiyacının karşılanması için depo alanlarının ortaya çıkmaya başladığını dile getiren Demircioğlu, “Tabii bu depolama alanları sağlık ve görüntü açısından çok iyi olmadığı için bazı belediyeler o hurdacıları kapatma yoluna gitti. Bu durumda da depo sayıları azalınca bu insanlar çareyi küçük kamyonetler almakla buldular. Çünkü piyasa daha çok geri dönüşüm malzemesi talep ediyordu.”

 Yönetmelik AB uyum süreciyle ortaya çıktı

AB uyum süreci ile birlikte 2004 yılında Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği düzenlendi. Daha önceden çalışma ruhsatı alan firmaların büyük bir kısmının Ambalaj Atığı Toplama ve Ayrıştırma Tesisi (TAT) lisansı aldığını belirten Demircioğlu, atıkların kaynağında ayrıştırılması çalışmalarının da çeşitli nedenlerden dolayı başarılı olmadığını sözlerine ekledi. Demircioğlu, “2004 yılında çıkan yönetmelikte, toplama ve ayrıştırma işlemlerinin belediyelerle yapılacak anlaşma çerçevesinde lisanlı firmaların yapması öngörüldü. Bakanlığın çıkarttığı kanun kapsamında, lisansız olan mahalle arasındaki depoların ve buralara kaynak sağlayan sokak toplayıcıların önlenmesi de yönetmelik kapsamına alındı. Bunu lisanslı firmalar değil bakanlığın kendisi yaptı. Bütün bunlara rağmen gerek bunu men edecek belediye ekipleri gerekse de TAT lisanslı firmalar, “muhakkak bunlar kapatılsın, bunlara mani olunsun” gibi bir tedbire başvurmadı. Bu hukuken uygulanması gerekiyor olsa bile günümüzde halen tam olarak uygulanamıyor dedi.

 “Kaynağında ayrıştırmak gerekiyor”

Bu sorunun çözümüne, atıkların kaynağında ayrıştırılması ile sağlanacağını söyleyen Demircioğlu, “Yani geri dönüşebilen atıkları çöplerle karıştırmayıp kaynağından itibaren ayırırsak o zaman sorunun çözümü için bir adım atmış oluruz. Kaynağından ayrıştırılmış ve sadece geriye çöp kalmış olan poşetler konteynırlara atıldığında, bunları kontrol eden sokak toplayıcıları, içlerinde geri dönüşebilen malzeme de bulamayacaklardır. Organik atıkları geri dönüşen atıklardan ayırdığınıza, toplama ve ayırma tesisleri de düzenli bir sistem ile çalışmaya başlayacak. Kaynağından ayrıştırılarak gelen atıkların da cinslerine göre ayrıştırılması gerekecek. Bunun için de insan emeğine ihtiyaç duyulacak. Bunu yapacak olan insanın, bu işi daha önceden yapmış olan insan olması büyük bir avantaj da sağlar. Tam da bu noktada sokak toplayıcıları, zaten bu işi iyi bildikleri için lisanslı firmaların bünyesinde istihdam edilebilecek. Tabii çalışmak istemeyenler de zorla alınacak diye bir şey yok” dedi.

“Çözüm, kovalamak değil”

Demirciolu, sokak toplayıcılarını çalıştıkları bölgelerden kovalayarak bu soruna çözüm bulunamayacağını altını çizerek söylüyor. Zaten lisanslı firmaların da bu soruna bir an önce çözüm bulunmasını istediklerini, çünkü kendilerinin toplaması gereken atıkların çoğunun bu insanlar tarafından toplandığını belirtiyor. “Yönetmelikte ‘sokak toplayıcılarından atık almayacaksın’ yazıyor olmasına rağmen bugün bir yıl içerisinde toplanan ambalaj miktarına baktığınızda kaynağından toplananlardan fazlası veya yakını sokak toplayıcıları tarafından firmalara getiriliyor. Firmalar da bunları almak zorunda kalıyor” diyen Demircioğlu, çözüm için sadece lisanslı firmaların değil, bu sektörde ki bütün oluşumların devreye girmesi gerektiğini vurguluyor. Demircioğlu sözlerini şöyle bitiriyor; “Bir materyali tüketiciye bir ambalajla sunmuşsanız, bu ambalajın geri kazanılması ile ilgili masrafları o piyasaya süren karşılar. Zaten satış fiyatlarının içinde bu rakamlar vardır. Bu piyasaya sürenler de toplanması için maliyetini karşılar. Bu şartlarda piyasaya sürenler tarafından yeterli finansman ve eğitim ile yapılırsa, yönetmeliğe de uyulursa sistem tıkır tıkır işler.”